top of page

19. Mektup

Merhabalar Agâh Bey,


Halinizin vaktinizin yerinde olduğunu umarım.


Size dünyanın sonuna gittiğimi anlatmış mıydım? Kardeşlerimle motorlu bir tekneyle bir deniz seyahatine çıkmıştık. Akıl işi mi, değil elbette.


Dünya düzmüş meğersem. Kendi gözlerimle gördüm. Ben de şaşırdım. Buzullardan devasa duvarlar varmış dünyanın sonunda, asla böyle hayal etmezdim. Kuzeyde bir yer. Dünyanın sonu nerde olabilir diye sorsalar kesin kuzeydedir derdim gerçi.


Biz yaklaştıkça dalgalar yükselmeye, su hareketlenmeye başladı. Böyle olması beni şaşırtmadı açıkçası. Dünyanın sonundaki suların durağan ve sıcak olması beklenemezdi.


Risk arttıkça keşfin verdiği heyecan yerini endişeye bıraktı. Bir müddet sonra teknemiz baş edemedi ve alabora olduk. Allah’tan nefesimi uzun süre tutabiliyorum, zorlanmama rağmen bir süre sonra kendimi yüzeye çıkardım. Bir noktada bayılmış olmalıyım çünkü sonrasında ne olduğunu hatırlamıyorum. Ayıldığımda kendimi çok alakasız bir yerde buldum.


Ben galiba sektör değiştirme kararı aldım ve haberim yok. Sürekli yeni bir set işinde buluyorum kendimi. Yüksek lisans falan yalan oldu. Serenay Sarıkaya’yla bir reklam filmi setinde buldum kendimi. Ekipten bir arkadaşla çay içerken çay hakkında konuştuk. Sevdiğim bir arkadaş, halinde ona mahsus bir güzellik var. İmkanımız olsaydı daha çok vakit geçirmeyi isterdim.


Onun sayesinde kara bir karga tavlamanın anlamını kavradım. Size evimin salonunda uğradığım saçmasapan karga saldırısını anlatmıştım değil mi? Küçükken yavru ördeklerimizi bir karganın nasıl telef ettiğini anlatmış mıydım?


İstikrarlı hayal hakikat midir sizce de?


Fenikeli arkadaşımın dediği gibi, kendinize müthiş iyi bakın Agâh Bey.


K.




17 views0 comments

Recent Posts

See All

Comments


bottom of page