top of page

Tül

  • Jan 12
  • 2 min read

Updated: Jan 19

Post apokaliptik bir sahne, arkadaşlarımla oluşturduğumuz bir komün.


Dün gece, sırrım bir makineye takılmıştı. Ben fark etmemiştim, Fenikeli gösterdi bana da. Sırrım tül gibi inceciktir, yıpranmış o yüzden makineye sıkışınca. Yeniydi halbuki, buna bir tık canım sıkılıyor. Ben mi kaptırmışım, nasıl oldu dikkatsizlikten mi yoksa bile isteye mi bilmiyorum. Makine dediysem de mekanik bir sistem. Bozuldu tabi. Bozulur.


Bozulsun.


Bu zaten gizli bir emeldi sanki ama sırrımı buna feda edeceğimi düşünmezdim. Ödenmesi gereken bedeller vardır tamam ama bu? Soru şu, bu zaten istediğim bir şeydiyse, kendimden neden gizledim? Gizleyerek eylemeyi nasıl başardım? Gizlediğim için mi eyleyebildim, eyleyebileyim diye mi gizledim.


Gerçi asıl istediğim o olsaydı, sırrımın tahriş olduğuna üzüldüğümden çok makinenin bozulmuş olduğuna sevinmem gerekirdi. Makine sırrıma kast etmiş olmasın?


Post-apokaliptik. Hangisi önce oldu peki? Kıyamet mi sırrımın makineye sıkışması mı? Sırrın makineye takılması kıyametin kopmuş olmasının sonucu mu, anlamı veya göstergesi mi? Kıyametin alameti mi bizatihi kendisi mi?


Alametim mi selametim mi?


Bunlar hep sır.


Ben neye kuşanacağım peki şimdi?


*


Sırrımla kendimi asmayı hayal ettiğim günler geliyor aklıma.  Meydanda.

İbretlik şeyler meydanda olur çünkü.


Bariz.


Makine, yani bedenim mi?


*


Boynuma dolanmış sırrımla, sırrına sarınmış kadınlarla dolu bir müzedeydim sonraki gün.


İçre.


Sır kere sır. Sır kare sır.


Küp.


*


Kendi kendinin delili olmak ve bu delilliğe, bu deliliğe şahitlik etmek.





10 Ocak Cumartesi

Sırrımı gözüme çekmişim yine.


İyi niyetinden emin olmadığım bir kadın gözüme sürdüğümün ne olduğunu soruyor. Yıldız tozu veya x bir şey (kömür?) deme sakın gibi bir şey diyor hafif iğneleyen bir tonla.


Hayır, diyorum, ismit taşı.


Ne olduğunu söylememem gerekirdi. Ona değil.



12 Ocak Pazartesi

Sırrımın boncukları dağıldı dün gece. Yine aynı taştan yeniliyoruz bir arkadaşımla ama tam aynısı olmuyor, nasıl olsun. Boncukların cinsi aynı, rengi vesaire -açık mavi ve grimsi- ama şekli farklı, yabancılıyorum bunu bir tık.


Herkesin gözü önünde dağılıyor sırrım, burada da bariz bir şey var. Sırrın bozuluyor olmasının beni paniğe uğratması gerekmez mi? Hafiften tedirgin ediyor sadece.


Ne diye sıkışıp bozulup dağılıyorum bu günler?




14 Ocak Çarşamba



Sır, Rodin



Sır ve Katedral




18 Ocak Pazar

Sırrıma kıyılıyor.


Sırrım kanıyor.

Sırrım kanıyor.

Sırrım kanıyor.



Comments


bottom of page